take out - Turco Inglés Diccionario

take out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "take out" en diccionario turco inglés : 66 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
take out v. çıkarmak
It is precisely those people that we need to take out of their Learning isolation.
Öğrenim izolasyonundan çıkarmamız gerekenler tam da bu insanlardır.

More Sentences
General
take out v. çıkmak
Tom took out after Mary.
Tom, Mary'nin peşinden dışarı çıktı.

More Sentences
take out v. satın almak (sigorta poliçesini)
He took out accident insurance.
O, kaza sigortası satın aldı.

More Sentences
take out v. çıkarmak
It is precisely those people that we need to take out of their Learning isolation.
Öğrenim izolasyonundan çıkarmamız gerekenler tam da bu insanlardır.

More Sentences
take out v. dışarıya çıkarmak
Anne was handcuffed, taken outside, and placed inside the back of a waiting police car.
Anne kelepçelendi, dışarı çıkarıldı ve bekleyen bir polis arabasının arkasına yerleştirildi.

More Sentences
Phrasals
take out v. çekmek
What should we pay attention to when we take out loans from banks?
Bankalardan kredi çekerken nelere dikkat etmeliyiz?

More Sentences
Technical
take out v. çıkarmak
It is precisely those people that we need to take out of their Learning isolation.
Öğrenim izolasyonundan çıkarmamız gerekenler tam da bu insanlardır.

More Sentences
take out v. sökmek
Peter the Great, Czar of Russia, used to take out people's teeth for fun.
Rusya Çarı Büyük Petro, eğlenmek için insanların dişlerini sökermiş.

More Sentences
General
take out v. bankadan para çekmek
take out v. takip etmek
take out v. yola çıkmak
take out v. yormak
take out v. içerden çıkartmak
take out v. hareket etmek
take out v. eşlik etmek
take out v. yerinden sökmek
take out v. gezmeye götürmek
take out v. çekip almak
take out v. içinden çıkarmak
take out v. işinden çıkarmak
take out v. hariç bırakmak
Phrasals
take out v. belli etmek
take out v. öldürmek
take out v. açığa vurmak
take out v. yok etmek
take out v. kazanmak
take out v. çekip çıkartmak
take out v. imha etmek
take out v. ortadan kaldırmak
take out v. temizlemek
take out v. ödünç almak
take out v. kayıtlı/resmi bir şekilde ödünç almak
take out v. saf dışı bırakmak
take out v. etkisiz duruma/hale getirmek
take out v. tahrip etmek
take out v. harap etmek
take out v. kullanılmaz hale getirmek
take out v. büyük zarar/hasar vermek
take out v. ciddi hasara uğratmak
take out v. devre dışı bırakmak
take out v. başka bir şekilde tazmin etmek
take out v. başka bir şekilde telafi etmek
take out v. başka bir şekilde karşılığını almak
take out v. başka bir şekilde zararını karşılamak
take out v. başka bir şekilde tazminatını almak
take out v. başvurup almak
take out v. başvurup elde etmek
take out v. başvurup güvenceye almak
take out v. gezdirmek
take out v. (evcil bir hayvanı) dışarı çıkarmak
take out v. (evcil bir hayvanı) gezdirmeye çıkarmak
take out v. restorandan başka yerde tüketmek üzere paket almak
take out v. restorandan siparişini paket olarak alıp götürmek
take out v. paket servis almak
take out v. restorandan paket yiyecek alıp götürüp başka yerde yemek
take out v. kütüphaneden bir şey ödünç almak
take out v. duygularını serbest bırakmak
take out v. birini dışarı çıkarmak
take out v. dışında saymak
take out v. saymamak
take out v. haricinde tutmak
take out v. hariç tutmak
take out v. yola koyulmak
take out v. yola düşmek
take out v. bir belge almak
Idioms
take out v. (yürüyüşe) çıkartmak

Significados de "take out" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
take-out n. sıcak yemeklerin paket halinde satıldığı (dükkan)
take-out menu n. eve servis menüsü
take-out n. paketlenmiş olarak hazırlanan (sıcak yemek)
take-out menu n. paket menü
take out after v. kovalamaya başlamak
take the piss out of somebody v. makaraya sarmak
take out after v. peşinden gitmek
take the bread out of somebody's mouth v. ekmeğine mani olmak
take something out of v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
let take out v. çıkartmak
take out a summons against somebody v. mahkemeye vermek
cause to take out v. çıkartmak
take the words out of somebody's mouth v. lafı ağzından almak
take something out v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
take out walking v. gezdirmek
take the mickey out of somebody v. alay etmek
take out stitches v. dikişlerini sökmek
take out a licence v. ruhsat çıkarmak
take out a passport v. pasaport çıkarmak
take out a driving licence v. sürücü ehliyeti almak
take out of pledge v. rehini serbest bırakmak
take something out of the country v. ülke dışına çıkarmak
take the piss out of v. sataşıp alay etmek
take out inventory v. dökümünü yapmak
take out a loan v. bankadan kredi almak
take something/someone out of the country v. yurt dışına çıkarmak
take it out of the country illegally v. yasadışı yoldan yurt dışına çıkarmak
take out the oil v. petrol çıkarmak
take the mickey out of somebody v. gırgır geçmek
take the mickey out of somebody v. gır gır geçmek
take out stitches v. dikiş çıkarmak
take out stitches v. dikiş almak
take out the nail(s) v. çivi sökmek
take something out of v. dışına çıkarmak
take out of tune v. detone olmak
take out ad v. reklam vermek
take the easy way out v. kolaya kaçmak
take out a sword v. savaş ilan etmek
take the easy way out v. zahmete girmemek
take out a knife v. bıçak çekmek
take a boat out v. tekneyle açılmak
take out a sword v. kılıç çekmek
take the easy way out v. kolay yolu tercih etmek
take out the plug v. fişi çıkarmak
take out the plug v. fiş çekmek
take out patent v. patent almak
take one's frustration out v. hırsını almak
take something out of circulation (coin etc) v. kullanımdan kaldırmak
take time out of one's busy schedule v. yoğun programından belirli bir süre ayırmak
take (a pan etc) out of the oven v. ocaktan indirmek
take (a pan etc) out of the oven v. ocaktan almak
take out one's anger on somebody v. hırsını -den almak
take the mickey out of v. tiye almak
take the mickey out of v. dalgaya almak
take the words out of someone’s mouth v. lafı ağızdan almak
take out a loan v. istikraz akdetmek
take it out of someone v. bütün gücünü tüketmek
take something out of the box v. kutudan çıkarmak
take the students out of the classroom v. öğrencileri sınıftan atmak
take the garbage out v. çöpü dışarı çıkarmak
take the garbage out v. çöpü dışarı götürmek
take out a patent v. patentini almak
take someone out to lunch v. birisini yemeğe çıkarmak
take the garbage out v. çöpü dışarı götürmek/atmak
take the trash out v. çöpü dışarı götürmek/atmak
take someone out to dinner v. birisini yemeğe çıkarmak
take one’s shirt out of the bag v. gömleğini çantadan çıkartmak
take someone out to lunch v. birini öğle yemeğine götürmek/çıkarmak
take someone out to dinner v. birini akşam yemeğine götürmek/çıkarmak
take the trash out v. çöpü çıkarmak
take the trash out v. çöpleri çıkarmak
take the trash out v. çöpü çıkartmak
take the trash out v. çöpleri çıkartmak
take a time-out v. mola vermek
take out the sim card v. sim kartı çıkartmak
take out the sim card v. sim kartı çıkarmak
take out the garbage v. (evdeki) çöpü dışarı atmak
take out the trash v. (evdeki) çöpü dışarı atmak
take the easy way out v. kolay yolu seçmek
take out the bullets v. mermileri çıkarmak
order take-out v. dışarıdan yemek sipariş etmek
take one's anger out on someone/something v. acısını çıkarmak
take the wind out of somebody's sails v. gücünü kesmek
take the wind out of somebody's sails v. şişinmesinin önüne geçmek
take the wind out of somebody's sails v. şişinmesini önlemek
take out the rubbish v. çöpü dışarı atmak
take the car out of the garage v. arabayı garajdan çıkarmak
Phrasals
take someone out v. temizlemek (öldürmek)
take out (something) against (one) v. birisini ihbar etmek
take out (something) against (one) v. (birine) karşı (bir şikayette, ihbarda) bulunmak
take (something) out against (one) v. birisini ihbar etmek
take (something) out against (one) v. birisini şikayet etmek
take out (something) against (one) v. birisini şikayet etmek
take (something) out against (one) v. (birine) karşı (bir şikayette, ihbarda) bulunmak
take (something) out against (one) v. biri hakkında yakalama emri çıkartmak
take out (something) against (one) v. birinin aleyhinde şikayette bulunmak
take out (something) against (one) v. birine karşı suç duyurusunda bulunmak
take (something) out against (one) v. birine karşı suç duyurusunda bulunmak
take out (something) against (one) v. biri hakkında yakalama emri çıkartmak
take (something) out against (one) v. birinin aleyhinde şikâyette bulunmak
take something out v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çıkarmak
and take someone or something out v. birini/bir şeyi bir şeyden çıkarmak
take someone or something out of something v. birini/bir şeyi bir yerden dışarı çıkarmak
take something out v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çekip almak
take something out of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çekip çıkarmak
take something out of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çekip almak
take someone or something out of something v. birini/bir şeyi bir şeyden çıkarmak
take something out v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çekip çıkarmak
take something out v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden almak
and take someone or something out v. birini/bir şeyi bir yerden dışarı çıkarmak
take something out of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden çıkarmak
take something out of someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin içinden almak
take someone out v. biriyle yemeğe
take something out v. bir şeyi tahrip etmek
take someone out v. biriyle çıkmak
take something out v. bir şeyi bombalamak
take someone out v. gece dışarı çıkmak
take someone out v. birini yemeğe götürmek
take someone out v. (futbolda) birinin önünü kesmek
take something out v. bir şeyi yerle bir etmek
take something out v. bir şeyi harap etmek
take (something) out in (something) v. para yerine başka bir ödeme kabul etmek
take (something) out of (someone or something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) dışına çıkarmak
take (something) out of (someone or something) v. (bir şeyi birinden/bir şeyden) çıkarmak
take (something) out of (someone or something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) içinden çıkarmak/almak
take (something) out of (someone) v. (birinden bir şeyi) almak
take (something) out of (someone) v. (birinin bir şeyini) tüketmek
take (something) out of (someone) v. (birini bir şeyden) yoksun bırakmak
take (something) out of (someone) v. (birinde bir şey) bırakmamak
take (something) out in (something) v. bir şeyin bedelini para dışında bir yöntemle almak
take (something) out in (something) v. bir işin bedelinin para yerine başka bir şeyle ödenmesini kabul etmek
take (something) out of (someone) v. (birinin bir şeyini) bitirmek
take out on v. -den çıkarmak/almak
take out on v. -e çıkarmak/taşımak
take out of v. -den çıkarmak
Proverb
you can take the girl out of the country, but you can't take the country out of a girl bir kızı taşradan çıkarabilirsin ama taşrayı kızın içinden çıkaramazsın
Colloquial
take (one) out of (oneself) v. (birinin) kafasını dağıtmak
take (one) out of (oneself) v. (birini kendinden/endişelerden/stresten) uzaklaştırmak
take the stuffing out of someone v. birinin özgüvenini yıkmak
take the stuffing out of someone v. birinin gücünü kırmak
take the stuffing out of someone v. birinin kendine güvenini kırmak
take the stuffing out of someone v. birinin özgüvenini yerle bir etmek
if you can't take it, don't dish it out expr. duymak istemediğin şeyleri başkalarına da söyleme
if you can't take it, don't dish it out expr. karşılığını kaldıramayacağın şeyleri söyleme
if you can't take it, then don't dish it out expr. duymak istemediğin şeyleri başkalarına da söyleme
if you can't take it, then don't dish it out expr. karşılığını kaldıramayacağın şeyleri söyleme
don't take it out on me expr. hırsını benden çıkarma
take food out their mouths exclam. ağızlarındaki lokmayı al
Idioms
take a leaf out of one's book v. örnek almak
take a leaf out of one's book v. taklit etmek